Ne gibi kötü etkiler bunlar? Bir kere başladı mı arkası çorap söküğü gibi geliyor yani... Sadece erkeklere ve kadınlara özel durumlar neler? Erkeklerde sperm sayısı azalıyor ve kısırlık meydana geliyor. Kadınlarda adet düzensizliği oluşuyor. Meme kanseri riski şişman insanlarda 4 kat daha fazla. Erkeklerde pankreas kanseri riski artıyor. Sonuç olarak insanın hem yaşam kalitesi düşüyor hem de yaşam süreci kısalıyor. Kimlere şişman- obez demek gerekiyor? Bunun için vücut kitle endeksini hesaplamak gerekiyor. Ağırlığınızı, boyunuzun karesine bölün. Çıkan rakam 30'dan küçükse tehdit oluşturmuyor. Çıkan sonuç 25 ile 30 aralığındaysa o insanları kilolu eğer 30'dan büyükse obez olarak kabul ediyoruz. 30'un üstündekiler hastalıklı şişmanlar kategorisine giriyor. Ancak vücut kitle endeksi 40'ın üzerindeyse ameliyat olmak şart.Eğer yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi yandaş hastalık varsa VKİ 35 in üzerinde ise yine cerrahi tedavi öneriliyor. Başka hiçbir alternatifi yok. Diyet yaparak zayıflamak bir alternatif değil mi peki? Hasta 5 yıl içinde diyet ve türlü tedavi yöntemlerinden geçtiği halde zayıflayamamışsa kesinlikle ameliyat olmasını öneriyoruz. Aslında vücut kitle endeksi 40'ın üzerindekilerin kaderi belli: Ameliyat. 1991 yılında obezite ile ilgili tüm tıp dallarının ortak konsensus kararı kalıcı yaşam süresini ve kalitesini düzelten tek tedavi yönteminin cerrahi olduğuna karar verildi.Elbette yaşam stili ve diyet ilk etapta en az 3 yıl süre ile hastalar tarafından uygulanması şarttır Ama neredeyse herkes verdiği kiloları geri alıyor... Öyle değil mi? Yapılan bilimsel çalışmalar Diyet yapan 100 morbid obezhastamızın 2 ya da 3 yıl içerisinde eski kilolarını geri alma olasılıkları yüzde 90 olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak kilo verme değil muhafaza problemimiz var. Cerrahinin de çıkış noktası bu... Zaten diyet konusunun da bu kadar ısrarla üzerinde durulmasına gerek yok. Diyetlerde karşı olduğunuz şey ne? Biz Bariatrik cerrahlar aslında diyete değil diyetin süresine karşıyız. Bir hastaya 5 yıldan fazla diyet yapması için diretilmemeli. Çünkü yapılan hiçbir diyet kalıcı olamaz. Diyetle verilen kiloların geri alınmadığı bir diyet daha keşfedilmedi. Eğer obez bir hastaya 5 yılı aşan bir süre boyunca diyet yapması için ısrar ederseniz ona en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Gittikçe vücuttaki sistem yıpranır. Hastaya "Ameliyat tehlikeli, sen diyet yap" şeklinde mesajlar verilmesi çok yanlış. Şu an Amerika'da en çok yapılan Laparoskopik ameliyat safrakesesinden sonra ,ikinci sıradaBariatrik cerrahi( şişmanlık ameliyatlarıdır).Yaklaşık yılda 200000 hastaya uygulanıyor bunu 3. sırada laparoskopik reflü ameliyatları takip ediyor. Ama Türkiye'de bu konudaki cerrahide yaşanmış bazı ölüm olayları nedeniyle ameliyatlardan korkuluyor. Çünkü bir hasta şişmanlık ameliyatı nedeniyle hayatını kaybettiğinde medyada manşet oluyor. Oysa bu ameliyatlarda ölüm oranı binde bir. Halbuki kalp by - pass'ında bu oran çok fazla ama insanlar kalp ameliyatı geçirmiş ölmüş şeklinde düşünüyorlar. Şişmanların ameliyatları tabi ki daha zor oluyor çünkü zaten operasyon riskini artıran bir çok kötü faktör mevcut. Şişmanlık ameliyatları nasıl yapılıyor? Günümüzde bütün ameliyatlar laparoskopik (kapalı) teknikle yapılyor. İki tip ameliyat var.Birincisi yemek alımını kısıtlayan(Mide kelepçesi ve Tüp mide Sleeve gastrektomi) En yaygın olarak uygulanan da mide kelepçesi. Bu uygulamada yemek borusunun hemen altına, midenin girişine yukarıda sadece 30cc kalacak şekilde bir bant takılıyor ve bu bant ayarlanabiliyor. Bu bant sayesinde hasta yemek yediği zaman 30cclik yere gidiyor ve hasta fazla yemek yiyemiyor. Türkiye'de mide kelepçesi 15- 20 yıldır zaman zaman çok popüler oldu, Fakat bu ameliyatlar banda bağlı komplikasyonlar ve bandın hayat boyu kalması nedeniyle artık az tercih edilir ameliyatlar haline geldi. Bunu tüp mide takip ediyor .Tüp mide ameliyatlarında mide bir dolma kalem inceliğinde olacak şekilde %80 i çıkarılıyor. İkinci tip ameliyat bugun en çok tercih ettiğimiz gastrik ByPass ameliyatıdır.Bu ameliyatda mide küçültülür ayrıca kalan mide ve yaklaşık 1,5 metre ince barsak by pass edilerek gıdaların buraya uğramadan geçmesi sağlanır.Böylece hasta yarım tabak yemekle doyarken yüsek kalorili yiyecekler yese bile sindirimi azalacağı için kilo vermeye devam eder.Hastaların kilo vermesi yaklaşık 1,5 yıl sonra durma noktasına gelir sonuçta fazla kilolarının %80 i verilmiş olur.. Mide kelepçesi yöntemiyle hasta ne ne kadar kilo veriyor? Bu ameliyatlar vücuttaki fazlalığın yüzde 50-60'ını kaybettiriyor. Her ameliyat olması gereken hastaya mide kelepçesi mi takmak gerekiyor? Örneğin hasta çikolata bağımlısıysa, çok şeker sıvı şekerli gıdaları tüketme eğilimi varsa bu hastalara mide kelepçesini önermiyoruz. Çok alkol ve kola tüketenlere de kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Mide kelepçesi genelde pide, lahmacun, kebap gibi katı gıdalar tüketenlerde yararlı oluyor. Ayrıca aşırı kilolu olanlar ve şişmanlığa bağlı komplikasyon yaşayanlarda, şeker, yüksek tansiyon, reflü problemi olanlara da mide kelepçesi önermiyoruz. Çünkü bu hastalarnı düzelme olasılığı az. Çünkü mesela 180 boyunda 120 kilo hastanın ideal kilosunun 76-80 olması gerek. Aradaki 40 kilo yükü yok etmek gerekiyor. Mide kelepçesi bu kilonun yüzde 50'sini yok eder. Bazı insanlarda yüzde 80'i de bulabilir ama bu oran çok nadir görülür. Bu nedenle mide kelepçesini çok dramatik tablolarda önermiyoruz. Anlatıklarınıza bakılırsa mide kelepçesini de çok da önermiyorsunuz... 10 yıldır bu uygulamayı çok yapıyorduk ama son bir kaç senedir gelen 10 hastadan sadece 1'ine öneriyoruz. Seçilmiş hastalarda başarılı bir yöntem olmakla birlikte hastaların uyum sorunununda çok fazla yaşandığı bir operasyon şeklidir.Toplumda yanlış anlaşılan bir durum var; şişmanlık ameliyatı eşittir kelepçe diye düşünüyorlar. Aslına bakılırsa gastrik By pass ve tüp mideden sonra seçilmiş uygun hastalara uygulanan bir yöntem Mide Balonunun şişmanlık tedavisindeki yeri nedir? Mide bolonunun şişmanlık tedavisinde kalıcı bir etkinliği yoktur.Diyete yardımcı olmak veya cerrahi tedavi öncesi aşırı obez hastaları biraz zayıflatıp ameliyat risklerini düşürmek amacıyla uygulanabilinir.Bu balonlar en fazla midede 9 ay kalabilir sonrasında çıkarılması gerekir.Doğal olarak hastaların önemli kısmı kilolarını geri alırlar. Niçin Gastrik Bypass en çok tercih edilen operasyon haline geldi? Artık hem yedirtmeyen hem de sindirmeyen ameliyatlar yani mide by - pass'ları başladı. Amerikalı cerrahların ilk tercihi de by - pass'lar . Baypas ameliyatı olan bir hasta bizden habersiz çikolata yedi diyelim, bu çikolata hem sindirilmeyecek hem de daha çabuk doyacak. Şeker hastası bir insan by - pass olduğu zaman bir hafta sonra şekeri düzelmeye başlıyor. Mide by - pass'ı olanlarda yüzde 80 oranında şeker ortadan kaldırıyor. Yüksek tansiyonu olanların%65 oranında tansiyonları düzeliyor, uyku apnesi ve reflü hastalığı varsa bu hastalıklarda ortadan kalkıyor.Bu operasyon artık şişman olmayanlarada yapılmaya başladı.Şişman olmayan şeker hastalarına gastrik by pass yapıldığında %70 oranında insülin ihtiyacı ortadan kalkıyor. Sonuç olarak günümüz Bariatrik cerrahisinde Gastrik By pass ilk düşünülen operasyon olup dünyadaki ileri merkezlerdeki tüm şişmanlık ameliyatlarının yaklaşık %70 ini oluşturmaktadır. Mide by - pass'ı olanların yemek yeme oranları ne kadar düşüyor? İlk bir ay günde 6-7 defa kahve fincanı kadar yemek yiyebilir. İstediği kadar da su içebiliyorlar. Suda bir kısıtlama yapmıyoruz. Zaten ilk bir ay elma suyu, meyve suyu, tanesiz çorbalar içmelerini öneriyoruz. Daha sonraki aşamalarda da mide adapte olduğu zaman 1'inci aydan sonra dozu arttırıyoruz lapa kıvamına geçiriyoruz. Lapa kıvamına geçtikten sonra sebze yemekleri, sulu ev yemeklerini yiyebiliyorlar. 3'üncü aydan itibaren de İskender yiyemez ama iskenderin ¼ ünü bir oturuşta yiyebilir. Zaten yediği İskender onun doymasına yetiyor. Üzerine de tatlısını keyifle yiyebilir. Zaten daha fazla yiyemez. Çünkü bu ameliyatların özelliği yemek için istek duymaz iştahı çok yoktur yani. Mide kelepçesinde bu isteksizlik olmaz ve çok fazla yemek yediğinde kusmaya başlar. Mide küçültme ameliyatları ne kadar sürüyor? Cerrahın ve ameliyat ekibinin tecrübesine göre değişir.Tecrübeli bir laparoskopik cerrah iMide by - pass'ı nı iki saatde yapabilir. Mide kelepçesi ameliyatları ise 45 dakika... By - pass ameliyatlarında hasta hastanede 3 gün yatarken, mide kelepçesinde 1 gün kalması yeterli oluyor? Ameliyat sonrası hastalar ne kadar kilo veriyor? Fazla kilosunun yüzde 90'ını veren hastalarım var. Verilen kilolar çok ender durumlar hariç asla geri alınmaz. Hastanın ameliyat sonrası hiçbir vücut aktivitesi de azalmıyor. Mesela benim bir postacı hastam vardı. Şeker ve yüksek tansiyon hastasıydı ve postacılık mesleğini yapamıyordu. Bütün bu sorunlarını giderdik. Şimdi çok sağlıklı. Bypass ameliyatların sonra şeker hastlıı ağızdan beslenmeye geçilen 3. günde ortadan kalkıyor.Bu durum aşırı kiloların verilmesi ile çok ilişkisi yok.Yani hasta kilo verdiği için şeker hastalığı düzelmiyor, barsakta yapılan bypassın etkisi ile barsağa uğramayan gıdaların bazı maddelerin salınımını ortadan kaldırdığı için şeker hastalığı düzeliyor.Bu oldukça ilginç bir konu ve bilimsel mekanizma halen araştırılıyor. Daha çok hangi yaş grubundaki insanlar ameliyat oluyor? Şişmanlık ameliyatlarında 18 ile 50 yaş grubunu tercih ediyoruz. Ama 13 ile 18 yaş arasında da ameliyat önerenler var. Biz doktorlar olarak genç hastaları daha çok seviyoruz. Çünkü genç hastaların kilo verme hızları daha iyi oluyor ve metabolizmaları daha hızlı çalışıyor. Yaş ilerledikçe kilo vermez hızları çok yavaşlıyor özellikle de bayanlarda hormonal nedenlerle vücut metabolizma hızı düşüyor. Bu ameliyatlar doğurganlık yaşındaki kadınlarda anne olmayı engelleyen bir faktör mü? Tam tersine... Şişmanlar kısırdır ve doğurganlıkları azdır. Adet düzensizlikleri vardır. Yumurtlamaları sorunludur. Kilo verdikten sonra adetleri düzene girer. Bu ameliyatları geçirenler tekrar doğum yapabilirler. Peki bu ameliyatlar sosyal güvence kapsamında yapılabiliniyor mu? Sağlık Bakanlığı şu an bu ameliyatı tanımlamıyor. SGK obezite cerrahisi diye bir başlık kurmuş orada verdiği para 1200 TL civarında. Ama bu ameliyatların bu parayla yapılması mümkün değil. Çünkü ameliyatta kullanılan malzemeler 6-7 bin civarında. Ve maalesef üniversiteler ve devlet hastaneleri zor duruma düşüyor. Öncelikle bu ameliyatlar tanımlanmalı. Daha bu tanımlanmadan şişmanlığa savaş açtık denilmemeli. Üniversite hastanelerinde bu ameliyatları ücretsiz yapabiliyoruz ama çok zor koşullarda çünkü malzeme alınamıyor. Türk erkekleri elma tipi şişman bu en tehlikeli ve öldürücüsü İki tip şişmanlık vardır; elma ve armut. Elma tipinde yağlar karında birikir. En tehlikeli şişmanlık budur ve daha öldürücüdür. Karında biriken yağlarda birçok madde salgılanıyor. Ve bu salgılar vücudumuza çok kötü tesirde bulunabiliyor. Armut tipi ise yani karnı ve göbeği olmayan ama kalça çevresi yağlı olan kişilerdir ve bu tipte ölüm riski daha azdır. Ama erkeklerimiz elma tipi vücut daha yaygın. Kadınların 1/3'ü erkeklerin ise ¼ ü obez . Ama şunu belirtmek isterim bu oran sürekli artmaya başlıyor. Obeziteyle savaşmak için geç kalındı Bence obeziteyle savaşmak için geç kalındı. Alarm durumuna geçilmesine gerek yok çünkü obeziteyle ilgili verilen mesajlar zaten çok yanlış. Obezite konusunda alınacak önlemler ilk olarak halkı bilinçlendirmek ikincisi de diyetle bir yerlere gelmek konusunda ısrar etmemek. Diyet ağırlıklı bir mücadeleyle bir strateji geliştirmek yanlış. Halkı bilinçlendirmek adına yapılması gereken ilk şey okullar. Okullardaki bu diyet olaylarını tanzim etmek. Yeni nesil daha şişman çünkü daha hızlı besin tüketiyormek zorundalar. Tenefüsleri öğle araları çok kısa. Çocuk öğle evine gelip yemek yemediği için okulda direkt fast - fooda yöneliyor. Sonuçta kontrolden çıkmış bir nesil var. Artık gençlerimiz şişman ve ne yazık ki şişmanlık Türkiye'de gittikçe artıyor. Hızlı yerseniz çabuk acıkırsınız Sağlıklı beslenme ile ilgili ilk olarak yemeğin hızı çok önemlidir. Hızlı yemek yiyorsanız, midenize çabuk giden gıdalar yüzünden metabolizma çabuk harekete geçer ve çabuk acıkırsınız. Ağır yerseniz yemek yemeye uzun bir zaman ayırırsanız az gıdayla çok doymuş hissi duyarsınız. Çünkü yemek yerken hava yutuyoruz. Süreyi artırarak gıda miktarını azaltmak mumkün |
Her Hakkı Saklıdır. 2011 |
www. turkcapar.com |